Lisans ve İlahiyat Önlisans Konusunda Diyanet Haklı.

Diyanet İşleri Başkanlığı 15 gün önce personel alımı için duyuruya çıktı. Uzun bir aradan sonra böylesine çoklu personel alımının yapılmış olması DHBT sınavına giren adayları mutlu etti.

  • 15.01.2018 14:30:36
No icon

9 bin 500 personel alımı için duyuruya çıkan Diyanet işleri Başkanlığı kategorilere göre dağılım yaptı.

İmam alımlarında; 

İHL + HAFIZ kategorisine 3 bin kontenjan ayırarak en büyük pastayı bu alana ayırdı.

Pastanın ikinci büyük dilimi ise bin kişi ileİlahiyat Fakültesi mezunlarına ayrıldı. 

Pastanın üçüncü büyük dilimi ise İHL + Önlisans ile İHL mezunlarına ayrıldı. Kategorilerdeki alımlara dikkat edilirse ağırlıklı olarak İHL mezunlarına öncelik verildi.  

İHL ağırlıklı alım yapılması karşısında diğer lisans + ilahiyat önlisans kategorisinde bulunanlar her platformda serzenişlerini dile getirdiler. 

Bu durum sözde Diyanet personeline hitap eden ÇAKMA bazı haber sitelerinde “hak savunuculuğu altında okur çekme adına hatalı bir kategorizasyon olarak” gündem yapıldı.  

Bu güne kadar okurunu aldatmayan, “kim ne der?”, “Acaba okur kaybı yaşar mıyız?” demeden doğruları söylemekten çekinmeyendinihaberler.com ve dinihaber.com haber siteleri olarak Diyanet’in bu konuda yaklaşımını doğru buluyor ve destekliyoruz. Şöyle ki;

İmam Hatip ruhuna sahip olmayan lisans + ilahiyat önlisans mezunu bir adayın din hizmetlerine ne gibi bir katkısı olabilir? 

Bu adaya nasıl mihrap ve mimber  teslim edilebilir? 

Bu aday kürsü de ne konuşabilir? 

Köylüsünden kentlisine, işçisinden memuruna, mahalle bakkalından mahallede oturan en rütbeli görevliye kadar arkasındaki cemaate imamlık/liderlik yapan bir kimse gelen fıkhi sorular karşısında hangi cevabı hangi kaynaktan verebilir? 

Dışardan İlahiyat Önlisans okuyan biri belki bazı konularda bilgi sahibi olabilir ama mihrap ameliyat masası gibidir. Nasıl ameliyat yapacak kimse dışarıdan Tıp Fakültesi bitirmekle doktor yapılmıyor, önüne hasta konulup “Buyur ameliyat et!” denilmiyorsa mihrapta dışardan dini eğitim alan bir kimseye teslim edilemez. İmamlık da tıpkı doktorluk gibi bizzat hocanın önüne diz çökmekle öğrenilebilecek manevi boyutu olan kutsal bir meslektir.

Medresede tekdüze at gözlüğü ile olaylara bakan eğitim sürecine muhatap olup cemaatlerin Kur’an ve sünnetten uzak himmet toplama ve ümmeti bölme amaçlı eğitiminden geçmiş veya tarikatların uydurduğu menkıbelerden nasiplenmiş bir kimse nasıl mihraba geçebilir.

Din hizmetlerinin mayası İHL'den geçer ve bu konuda Diyanet işleri Başkanlığı sonuna kadar haklıdır ve destekliyoruz.

Gelelim Kur'an Kursu Öğreticiliği Alımlarına...

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an Kursu Öğreticiliği alımında pastanın en büyük payını İlahiyat Mezunlarına verdi. Rekor bir alımla 2 bin kişiye din hizmetlerinde iş istihdamı verdi. Diyanet, bu alımla geleceğe yatırım yaptı. Bayan Müftü yardımcıları, vaizeler, Bayan Murakıpların görev alması hep bu kategoriden geçiyor.

Pastanın diğer dilimlerini ise İHL + Hafız ve İHL + İlahiyat Önlisans + Hafız kategorisine ayırdı. Tıpkı imamlarda olduğu gibi din hizmetlerinde de büyük pay İHL mezunlarına ayrıldı. Kur'an Kursu Öğreticiliğinde kimse kusura bakmasın ama İmam Hatip Okulunda hocanın önüne diz çökmeyen bir kimsenin kimseye bir faydası olmayacağı gibi kendisine emanet edilenleri saptırması imkan dahilindedir. Lisans + ilahiyat önlisans mezunlarından Hafızlar bundan bir nebze hariç tutulabilir. Hafızlar ilmi derinliğe vakıf olmasalar da en azından hafızlık süresince hocalarından etkileşim yoluyla bazı şeyler duymakla kendi kategorilerindeki diğer adaylara fark atmaktadırlar.

Velhasıl diyeceğimiz o ki diğer lisans + ilahiyat önlisans mezunlarının Cumhurbaşkanlığı, BİMER, CİMER ve Diyanet'e yapmış oldukları şikayetler karşılık bulmayacaktır. Hele hele Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın din eğitimine ve işin ehline verdiği önem ortada iken…

Kaynak: Dinihaberler.com / Özel Haber